
Rome, son dönemlerde ön plana çıkan martial industrial/neofolk camiasının ön plandaki isimlerinden. Siz, içi dışı indie olmuş hıyarağaları martial industrial deyince bön bön bakacağınızdan, ufak da bir tanım ekleyelim; martial industrial müzik, 70lerin-80lerin endüstriyel müziğinden, yirminci yüzyıl askeri marşlarından, klasik müzikten, neofolktan ve ideolojik olarak on dokuzuncu ve yirminci yüzyılın o hepimizin çocukluktan beri göğsünü kabartan romantizminden etkilenen bir akım. Bunu, genelde NSBM'de (Nasyonel sosyalist black metal) icra edildiği "Bir Türk dünyaya bedeldir." tarzı geyiklerin aksine, martial industrial grupları bunu genelde hem daha gerçekçi, hem de daha romantik bir yaklaşımla ve daha evrensel olarak ele alıyorlar, bu yüzden pek bir tatlı oluyor. Yani, Rome dinlerken, Fransızca-İngilizce ve Almanca olarak 2. Dünya Savaşı'na atıfta bulunan konuşmalar, askeri marşlar, yoğun bir kayıp ve boşluk hissedeceksiniz, sanırım.
Yineliyorum, özgün bir müzik tarzı içerisinde özgün bir grup. Eşşeklik etmeyin.
Son söz: Beirut'u sikeyim.
Neue ErinnerungLike LoversThe OrchardsClocksA Burden of FlowersReversionDas UnbedingteMourir a'Madrid