*Neoclassical etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
*Neoclassical etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Black Tape for a Blue Girl




Black Tape for a Blue Girl, Lycia ile birlikte, lise zamanlarımdan beri sevdiğim, doğrudan olmasa da dolaylı olarak müzik zevkimin değiştiren, yani beni metalden uzaklaştıran gruplardan. Üçüncüsü de Tenhi olurdu herhalde. Lycia gibi, BTfaBG de ethereal müzik icra etmekte, ancak Lycia'ya göre daha az buhranlı ve yoğun neoclassical ögelere sahip. Buraya orta dönem albümlerini koyuyorum, 91-02 arası, ben dinlediğimde genelde bu beş albümü ard arda dinlerim, ancak buradaki ilk iki albümü diğerlerine göre daha çok seviyorum. Daha önceden tumblr'a birkaç şarkı koymuştum, genel bir fikir elde etmek isteyenler, her ne kadar koyduklarımın ikisi de A Chaos of Desire albümünden olsa da, buradan bakabilirler.

1991 - A Chaos of Desire

1993 - This Lush Garden Within

1996 - Remnants of a Deeper Purity

1999 - As One Flame, Laid Bare by Desire

2002 - Scavenger Bride


22 Şubat 2011 Salı

Der Blaue Reiter Discography



Der Blaue Reiter, Ordo Funebris'in dağılmasından sonra kurulmuş olan, hafif endüstriyel ögeler de içererek neoclassical müzik icra etmekte olan İspanyol bir grup. Şarkılarının bir kısmı bilindik klasik müzik eserlerinin elden geçirilip değiştirilmesiyle oluşturulmuş. Tripli kız güruhuna değil de, aklı başında insana hitap edeceğini belirteyim. Tüm albümlerini paylaşıyorum. Başlangıç için tavsiyem, Silencis.

2006 - Le Paradise Funebre, L'Envers Du Tristesse

2008 - Silencis

2009 - Nuclear Sun

11 Aralık 2010 Cumartesi

Der Blutharsch


Yine bunu okuyup anlayacak kimsenin ilgisini çekmeyecek bir grupla karşınızdayım. Der Blutharsch, türünde önemli bir yere sahip, Avusturyalı bir martial industrial proje. Daha önce de anlatmış olmam lazım ama, martial industrial endüstriyel müziğin klasik müzik ve askeri marşlarla yoğrulmuş, ideolojik olarak oldukça militarist bir kolu. Last.fm'den şöyle bir grupların tiplerine bakarsanız kolaylıkla anlaşılacak bir şey bu zaten. Tripli kızlara göre değil. Bu arada, beni gerçekten şaşırtacak şekilde merak eden varsa, daha önceden iki şarkılarını yüklemiştim, buradan bulabilirsiniz.

2001 - When all else fails!
2003 - Time is the enemy
2004 - Speech of truth will be eternal
2005 - When did wonderland end

8 Kasım 2010 Pazartesi

Dargaard Discography


Dargaard, Avusturyalı kardeş black metal grupları Summoning ve Abigor'un pek çok yan projesinden en ön plana çıkan, artık klasik sayılabilecek olan bir ambient/neoclassical grubu. Yoğun atmosfer, muhteşem kadın vokaller, ortaçağ etkisinin ambient müziğe inanılmaz dokunuşu diyeceğim ama tekrar düşününce anlatmaya uğraşamayacağım, nasıl olsa siz orospu çocukları ne okuyorsunuz ne de çekiyorsunuz bunları, doğrudan linkleri veriyorum ki gavurlar çeksin. Olur da dinleyen çıkarsa, Ordo Funebris'e de bakıversin.

1998 - Eternity Rites

2000 - In Nomine Aeternitatis

2002 - The Dissolution of Eternity

2004 - Rise and Fall

7 Kasım 2010 Pazar

Ordo Funebris


Ordo Funebris kısa ömürlü olmuş ancak Trobar de Morte, Der Blaue Reiter ve Narsillion gruplarına temel olan oldukça kaliteli bir İspanyol neoclassical/ambient projesi. Zevksiz ekşicilerin dahi arkaplanda bulunmasından rahatsız olmayacakları, pek tatlı, kendi halinde bir grup.



Cantar a la morte fabula + Songs from the enchanted garden

17 Temmuz 2010 Cumartesi

Ataraxia




Daha önce bir klip paylaşmış olduğum Ataraxia, yirmi küsür yıldır müzik yapmakta olan bir İtalyan grubu. Her albümlerinde biraz farklılaşıyorlar, bu yüzden albümleri bağımsız olarak dinlenecek bir grup. Kendilerinden iki albüm koyuyoruz;


Orlando

Orlando, tahmin edilebilir, ağır tempolu, hafif hüzünlü bir neofolk/neoclassical albümü. Virginia Woolf'un aynı isimdeki (Orlando: A biography) kitabına atıfta bulunmakta.


Paris Spleen

Orlando'nun tam aksine çılgın, tutarsız, neşeli bir albüm. Bütün albüm bir çeşit sirk veya kabare havasında geçiyor. Söz-müzik de bu yönde. Alışmak için sabır isteyen, ancak alışınca tadına doyulmayan bir albüm. Albümün adı nereden geliyor çok aşikâr, ancak blogdaki genel kültür seviyesi düşük olduğundan; Charles Baudelaire, en sevdiğim belki.

3 Nisan 2010 Cumartesi

All my faith lost ... - As you're vanishing in silence


All my faith lost... , aslında bloga bir kaç şarkı atmaya karar verdiğimde aklıma gelen ilk gruplardandı, daha fazla ertelemenin gerek olmadığına karar verdim. All my faith lost... , İtalyan bir çiftin kurduğu ağır tempolu, hüzünlü/romantik bir grup. Müzik, ön planda ağır tempolu klasik gitar ve arkada ona eşlik eden keman ve piyanodan oluşuyor. Vokalleri ikisi birlikte yapıyorlar ve bu özellikle bazı şarkılarda -At that hour gibi- muhteşem bir hava yaratıyor. Blogdakilerin çoğu gibi oldukça yoğun. Çift olduklarından tam emin değilim, ancak öyle iseler muhteşem bir cinsel yaşamları olduğuna eminim. Kıskanmıyor değilim. Konuya dönersek, gözümde All my faith lost... ile aynı düzeye gelebilecek yegane gruplar Slowdive ve Lycia. Mediafire istatistiklerinden hatırladığım kadarıyla kimse Lycia çekmedi şimdiye kadar, biraz can sıkıcı bir durum oldu bu benim için. Albümden favorim az önce de belirttiğim At that hour olsa da albümün tamamı "yumuşak ve sıcak bir battaniye" etkisine sahip olduğundan seçemedim, tamamımı koyuyorum:

As you're vanishing in silence